14 Ekim 2020 Çarşamba

FİİLİMSİLER

 

 

İSİM FİİL

Fiillere getirilen “-ma, -ış, -mak” ekleri ile yapılır. Bu ekler büyük ünlü uyumu kuralına göre eklendiği sözcük içinde değişiklik gösterecekleri için “-ma, -me,  -ış, -iş, -uş, -üş, -mak, -mek” şekillerinin de var olduğunu bilmeliyiz arkadaşlar. Fakat ezberimizde kalıcı olması için  “-ma, -ış, -mak”  eklerini bilmemiz yeterlidir. Bu ekler fillere gelerek onları cümle içinde “isim” yaparlar.

ÖRNEKLER

·         Görmekten sonra görülmek, aşkın ikinci kademesiydi. Gör (fiil kökü)   +   mek  (isim fiil eki)

·         Mektup yazmak onun için huzur verici bir şeydi.

·         Ben de sizinle tatile gelmeyi düşünüyordum.

·         Bağlama çalmayı bu kadar çok seveni hiç görmemiştim.

·         Programın başlayışı herkesi heyecanlandırdı.

·         Yanımda olunu, bana sarılışını hiç unutamam.

·         Onun geliyle oda bir anda sessizliğe büründü.

·         Oturu ile herkesin dikkatini üzerine çekti.

·         Bir gülüşü ile her şeyi değiştirmeyi biliyordu.

Yukarıdaki isim fiil eki almış fiilimsilerin başka cümlelerde olumsuz şekilleri de mümkündür. Olumsuzluk eki isim fiil ekinden önce gelir. Görmemek, görülmemek, yazmamak, gelmeme, çalmama, başlamayış, olmayış, sarılmayış, gelmey, gülmey… Mavi renkliler olumsuzluk ekidir. Kırmızı renkliler isim fiil ekidir.

NOT: İsim fiil eki aldığı halde ve fiilimsi olma kriterlerine uygun olduğu halde kalıplaşarak bir varlığın kavramın adı olan sözcükler vardır. Bunlar fiilimsi olarak kabul edilmezler.

·         Elindeki çakmak ile oynaması annesini tedirgin etti.

·         Her gün dondurma yersen çok hasta olabilirsin.

·         Merak ettiğiniz bilgileri giriş kattaki danışmadan öğrenebilirsiniz.

NOT: Olumsuzluk eki olan “-ma, -me” eki ile isim fiil eki olan “-ma, -me” eki karıştırılmamalıdır.

·         Ortalığı toplama görevini kardeşine verdiler. (İsim Fiil Eki)

·         Bu saatte herkes uyuyor ortalığı toplama. (Olumsuzluk Eki)

NOT: Fiiller gibi çekimlenemeyeceklerini yukarıdaki açıkmada belirtmiştik. Şimdi bunun örneklerle açıklamasını daha da netleştirelim.

·         Uyu-mak istiyorduk.  (Bu cümledeki fiilimsiye kip eki ve şahıs eki getirmeye çalışalım) Uyu-mak- yor-uz istiyorduk. ( 🙂 anlamsız olduğunu gördünüz arkadaşlar)

 

2-Sıfat Fiil (Ortaç)

Fiillere getirilen “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” ekleri ile yapılır. Bu ekler de büyük ünlü uyumu kuralına göre eklendiği sözcük içinde değişiklik gösterecekleri için “-an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş” şekillerinin olduğunu bilmeliyiz. Fakat daha rahat ezberleyebilmemiz için  “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerini bilmemiz yeterlidir. Zaten daha da kolay akılda kalması için şifrenmiş bir şekilde sıralanmıştır:

 

Anası mezar dikecekmiş”

Aşağıdaki örneklerde sıfat fiillerin cümle içinde sıfat görevlerinde kullanıldıklarına dikkat ediniz. Sıfat fiil ekleri fiillere gelerek onları cümle içinde sıfat ya da adlaşmış sıfat yapar.

 

 ÖRNEKLER

 

Çalışan adamı  herkes   sever. (Niteleme Sıfatı)      (isim) (Sıfat Fiil)

Gelen, gideni aratır. (Adlaşmış Sıfat+ Sıfat Fiil)

Yıkılası dağlar geçit vermez oldu.

Bu çocuğun sevilesi bir yanı kalmamış.

 

Görünmez kazaya da davetiye çıkarmayalım.

Aşılmaz yollardan aşırdın beni.

Koşar adımlarla bebeğini kucaklamaya gitti.

Gider ayak herkesin canını yaktı.

Ne zaman seninle olsam tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah…

Bazen bilindik şiirlerle bile olsa göz doldurmayı iyi biliyordu.

Gelecek sezonda en başarılı futbolcular bizim olacak.

Böyle bir kazadan sağlam çıkabildiyse verilmiş sadakası var demek.

NOT: Sıfat fiillerin olumsuz şekilleri de mevcuttur.

Çalışmayan adama kimse ekmez vermez.

Olmayacak duaya amin denmez.

 

NOT:

 

Bazı sıfat fiil ekleri ile başka ekler benzerlik göstermektedir. Bunları karıştırmamak gerekir. Fiilimsiler ve eklerini ayırt etmek için bir çok faktör var fakat en önemlisi eki alan sözcüğün fiil kök gövdesi olup olmadığına ve sözcüğün cümlede sıfat görevinde kullanılıp kullanılmadığına bakmaktır. Karıştırılan ekler;

 

Tutmaz dizlerim birden düzeldi. “-mez, -maz” =Sıfat Fiil Eki 

Dedemin dizleri tutmaz.            “-mez, -maz” = Geniş Zaman Kipinin  Olumsuzluk Eki

Koşar adımlarla yanıma geldi.     “-ar, -er” = Sıfat Fiil Eki  

Her sabah mutlaka koşar.            “-ar, -er” = Geniş Zaman Kip Eki

 

Gelecek yıl şampiyonuz.        “-acak, -ecek” = Sıfat Fiil Eki

Seneye bize gelecek.             “-acak, -ecek” = Gelecek Zaman Kip Eki

Yırtılmış pantolon ile dışarı çıkma.    “-mış, -miş, -muş, -müş” = Sıfat Fiil Eki    

En sevdiği pantolonu yırtılmış.     “-mış, -miş, -muş, -müş” = Öğrenilen Geçmiş Zaman Kip Eki

 

 

Zarf Fiil

 

 

Diğer fiilimsiler gibi fiillere gelir ve eklendikleri sözcüklerle fiilleri ya da diğer fiilimsileri zaman ile durum yönünden niteler. Cümle içinde eklendikleri fiilleri zarf görevine sokar. Zarf fiil ekleri -ken, -alı, -madan, -ince, -ip, -arak, -dıkça, (-e….-e ) -(r…..-maz ), -casına, -meksizin, -dığında” şeklindedir. Fiilimsiler içinde zarf fiil eklerinin sayıca fazla olmasından dolayı ezberlenme noktasında sıkıntılar yaşanabilmektedir. Bu eklerin akılda kolayca kalması için şu şekilde zarf fiil kodlaması (Bağ fiil ekleri kodlaması) yapabiliriz:

 

Ken-y-alı  asiye -ol-dukça   ince ip-i  gör-ür  gör-mez    çal-arak-  kaç- tığında  uçar-casına   dur- maksızın  koş-a koş-a     yakalan-madan   gitti.

veya

Bu at , ( biner-ken  bin -ince biner-er  bin-mez    ürk-üp  kaç- tığında  uçar-casına   dur- maksızın , dur-madan    öl-esiye  koş-arak  koşa-a  koşa-a   gel-eli )  yatıyor.

 

NOT: Kırmızı yazılmış yerler zarf-fiil yapan eklerdir. Siyah yazılmış kısımlar , kodlamayı tamamlamak için kullanılmış  kelime veya harflerdir.

 

 

 

 

-ken

 

Eklendiği fiile durum ya da zaman anlamı katar. Ayrıca cümlede iki eylemin aynı anda yapıldığını bildirir.

 

Yürürken eski müdürümle karşılaşmayalım mı?

Dün sabah okula giderken ayağım burkuldu.

Biz tam mezun olurken sınav sistemi değişti.

Su içerken hıçkırığı tutmuştu.

 

-ınca, ince

 

Eklendikleri eylemin zamanını bildirir.

temizlik Annemler köyden gelince yapacağız.

Okullar bitince tatile gideceğiz.

Takım şampiyon olunca yeni transferler açıklanacak.

Gözleri bozulunca gözlük takmak zorunda kaldı.

…-r ….-mAz

Döner dönmez hemen bilgisayarın başına oturdu.

Maç biter bitmez hakemin yanına koştular.

Okulu bitirir bitirmez iş hayatına atıldı.

Hava aydınlanır aydınlanmaz yollara düştü.

 

-Ip, Up

 

Bağlaç işlevinde “ve”, “gibi” anlamlar katar ve fiillerin durumlarını gösterir.

Arabayı onarıp bize sattılar.

Çalışıp sınavı geçti.

Bakıp bakıp gülüyordu.

 

-arak, -erek

Fiillerin hangi durumda yapıldığı gösterir, iki fiilin aynı anda yapıldığını gösterir.

 

Söylenerek kapıyı kapattı.

Her sabah kalktığında gülerek günaydın diyordu.

Maçları seyrederek analizlerini yapıyordu.

Okuldan gelerek kardeşini hastaneye götürdü.

-dıkça, -dikçe

 

Eklendikleri fiillere neden-sonuç, koşul-sonuç gibi anlamların yanında zaman anlamı da katar.

 

Birikim yaptıkça mutlu oluyordu.

Derslerine çalıştıkça notları yükseliyordu.

Onu gördükçe sinirlerim tepeme çıkıyordu.

Evi temizledikçe kirlenmeye devam ediyordu.

-madan, -meden

 

Cümleye koşul, zaman ve nasıl yapıldığı şeklinde anlamlar katar.

 

Ben gelmeden yemeğe sakın başlamayın.                         

Derslerde durmadan not alıyordu.

Takımımız maçları gol atmadan tamamlıyordu.               

Öğretmenlerinize danışmadan defter almayın.


-alı, -eli

Cümleye başlama zamanı şeklinde bir anlam katar.


Buraya geleli hiçbir olay çıkmadı.                                   

Ailemi görmeyeli oldukça uzun zaman oldu.

Havalar ısınalı daha denize gitmedik.                              

 İstanbul’a taşınalı henüz beş ay oldu.

 

 

 

-meksizin, -maksızın

Eklendikleri fiillerle cümleye durum ve bazen de süreklilik gibi anlamlar katmaktadır.

Durmaksızın ders çalışıyordu.

Hiçbir şey görmeksizin olayı seyretmeye çalışıyordu.

Yaptığı hataları anlamaksızın tekrarlamaya devam ediyordu.

 

-esiye, -asıya

İşini ölesiye seviyordu.

Annesinin yaptığı yemekleri doyasıya yedi.

Şirketi batırasıya kadar devam etti.

-dığında, -diğinde

Eylemlerin zamanını bildirir.

 

İstanbul’a geldiğinde bana haber vermeyi unutma.

Okulu bitirdiğinde bizlere haber vermeden memleketine gitmişti.

Temizlik bittiğinde dışarıya yemek yemeye gittik.

Hediyesini gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşadık.

 

ÖRNEKLER

Yatarken ışıkları söndürmeyi unutma. (-kan eki yoktur sadece -ken şekli var)

Bu dünyaya geleli yüzü bir kez olsun gülmedi.

Saati kuralı çok olmamıştı.

Görünmeden kimseye gel gizli gizli.

Kapanmadan kazan yarışmasına katılmak istiyorum.

Masadaki tabaklar kırılınca ne yapacağını bilemedi.

Sen gidince hiçbir şeyin tadı kalmamıştı.

Olanları duyunca birden gözleri doldu.

Seni görünce ellerim titriyor.

Bütün her şeyi unutup yeni bir hayata başlamak istiyordu.

Para biriktirip bilgisayar alacağını söyledi annesine.

Fiilimsiler ile ek fiillere çalışarak sınavdan seksen almayı başardı.

Çırpındıkça daha da batacağını anlamıştı.

Koşa koşa yanına gitti.

Ağlaya ağlaya gözleri kan çanağına dönmüş.

Gelir gelmez yatağa uzandı.

Yatar yatmaz uyudu.

Ölürcesine sevdiği için her dediğini yapıyordu.

NOT: “-ken” ekinin bazen isimlere geldiğini görmeniz gerekir arkadaşlar. Bu durumda bu eki alan kelime fiilimsi sayılmaz.

 

Öğrenciyken çok zamanımızın olduğunu fark edememişiz. (Öğrenci = İsim)

Çalışırken zamanın nasıl geçtiğini anlayamamışız.  (Çalış = Fiil)

 Özetle

*Fiilimsiler, fiil değil; ancak fiile benzer sözcüklerdir. *Fiil gibi çekimlenemez; ancak olumsuzları yapılabilir. *İsim fiil, sıfat fiil ve zarf fiil olmak üzere üçe ayrılır. *Bunların her biri için ayrı ayrı fiilimsi ekleri vardır. *Bu ekler mutlaka fiil kök veya gövdelerine gelmek zorundadır. *Eklendikleri fiilleri cümlede “isim, sıfat, zarf” yaparlar. *Fiilimsiler cümlede doğrudan yüklem olmazlar, ek eylem alarak yüklem olurlar.

 

 

5 Ekim 2020 Pazartesi

10 .SINIF 1. ÜNİTE İÇİN BİLİNMESİ GEREKENLER

 

10 .SINIF 1. ÜNİTE İÇİN BİLİNMESİ GEREKENLER

 

 

1. Edebiyat nedir?

2.Edebiyatın tarih ve din ile ilişkisi.

3.Edebiyatımızın ana dönemleri nelerdir (Yüzyılları ile birlikte )

4. Edebiyatımızın Dönemleri (Ayrıntılı)

5. Edebiyatımızın dönemlere ayrılmasındaki ölçütler ( Edebiyatımızı nelere bakarak dönemlere ayırırız.)

6.Geçiş Dönemi eserleri ( Eserler-yazarları-konuları)

7-Orhun Abideleri (Köktürk Yazıtları) nın edebiyatımız açısından yeri ve önemi

8-Türkçenin tarihi gelişim süreci içindeki kolları

9-Türklerin kullandıkları alfabeler ( Tarihi sırası ,isimleri ve harf sayıları)

10-Dil Bilgisi (Yazım Kuralları- Sessiz sertleşmesi ve yumşaması)

25 Eylül 2020 Cuma

YAZI DİLİNİN TARİHİ GELİŞİMİ ( TÜRK YAZI DİLİ TARİHİ )

     TÜRK YAZI DİLİ TARİHİ

 

            I. ESKİ TÜRKÇE DÖNEMİ

 

            a- Köktürk Türkçesi

 

            Orhun Abideleri  (Göktürk Yazıtları)  Eski Türkçe Dönemi'nin bilinen ilk yazılı eseri Kök Türk Kitabeleri'dir.  Vezir Tonyukuk , Bilge Kağan ve kardeşi Kültigin adına dikilen bu yazıtlar, Türk tarihi açısından önemli eserlerdir. Günümüzden  13 asır önce oluşturulan bu yazıtlar, Türkçenin en eski yazılı metinleri olarak bilinmektedir. Kök Türk Kitabeleri; anlatımının içtenliği, akıcılığı ve taşıdığı dil derinliği yönünden gelişmiş bir edebiyat ürünü olarak kabul edilmiştir. Bu yazıtlar Kök Türk alfabesi ile yazılmıştır.

 

            b-Uygur Türkçesi

            Altun Yaruk (Altın Işık): Çinceden Uygurcaya çevrilmiş olan, Budizm'in temellerini, felsefesini ve Buda'nın menkıbelerini içeren bir eserdir. Eser çok sayıda hikayeden oluşur.

            Irk Bitig (Fal Kitabı): Kök Türk alfabesiyle yazılmış bir fal kitabıdır.

            Kalyanamkara ve Papamkara Hikayesi (İyi Düşüneeli Şehzade ile Kötü Düşüneeli Şehzade):Budizm felsefesini anlatan bir hikayedir. İyi düşüneeli şehzadenin başından geçen maceralı yolculuk anlatılmıştır.

            Sekiz Yükmek (Sekiz Yığın): Çinceden çevrilmiştir. Budizm'e ait dinı-ahlaki inanışlar ve bazı pratik bilgiler içermektedir.

 

            c-Karahanlı  Türkçesi

 

             Karahanlı Türkçesi  ( Hakaniye Türkçesi ) ile yazılmış olan (Kutadgu Bilig, Divan u Lugati't-Türk, Atabetü'l Hakayık, Divan-ı Hikmet) isimle eserler "GEÇİŞ DÖNEMİ ESERİ"  ve bu eserlerin dili her bakımdan bir  " GEÇİŞ DÖNEMİ DİLİ" dir Bu bakımdan Karahanlı Türkçesini ORTA TÜRKÇE döneminde sayan edebiyatçılar da vardır.

 

            II.ORTA TÜRKÇE DÖNEMİ

 

            12-13. yüzyıldan sonra Orta Türkçe, Kuzey-Doğu Türkçesi ve Batı Türkçesi diye iki döneme ayılır.

            Bu dönemde Türkçe karşımıza birden fazla yazı dili ile çıkmaktadır. Siyasi bölünmeler ve farklı coğrafyalara dağılmalar nedeniyle bu dönemde Kuzey-Doğu Türkçesi, diğeri Batı Türkçesi olmak üzere iki Türk  yazı dili meydana gelmiştir.

            1. Kuzey-Doğu Türkçesi: Eski Türkçenin devamı olan Kuzey-Doğu Türkçesi, Kuzey Türkçesi ve Doğu Türkçesi olarak iki yeni yazı diline ayrılmıştır.

            a.Kuzey Türkçesi Son zamanlara kadar devam eden bu yazı dilinin en verimli sahası , Kıpçak Türkçesidir. Bugünkü Kırgız ve Kazak Türkçesi bu koldan gelmektedir.

            b.Doğu Türkçesi ise yerini modem Özbekçeye bırakan yazı dilidir.“Klâsik devir Çağatay edebiyatının olduğu kadar, bütün Türk edebiyatının da en önemli şahsiyetlerinden biri olan Ali Şir Nevâyî, Azerî ve Anadolu sahasında da okunmuş, Osmanlı şairlerince üstat tanınmış ve XV. yüzyıldan bu yana şiirlerine pek çok nazire yazılmıştır. Meydana getirdiği divan, mesnevi, tezkire, hâl tercümesi, tarih vb. gibi değişik türlerde; musiki, aruz, dil, din vb. gibi farklı konularda kaleme aldığı otuza yakın eser, klâsik Çağatay edebiyatının teşekkülünde ve gelişmesinde büyük hizmet görmüştür.”

            Ali Şir Nevâyî’nin Türkçeyle Farsçayı karşılaştırarak Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu anlatan Muhâkemetü’l- Lûgateyn  (İki Dilin Muhakemesi) adlı eseri dil tarihi bakımından özellikle anılmaya değer niteliktedir.

            Bugünkü Pakistan, Hindistan ve Afganistan topraklarında 16. yüzyılın başlarında büyük bir Türk devleti kuran Babür Şah, Çağatay şiirinin ve nesrinin güzel örneklerini vermiştir. Babür Şah’ın Vekayi adlı eseri ise, dünya hatıra edebiyatının önemli kaynaklarındandır.

            17. yüzyılda Çağatay Türkçesini temsil eden Ebü’l-Gazi Bahadır Han’ın Şecere-i Türkî ve Şecere-i Terâkime adlı eserleri meşhurdur.

            Doğu Türkçesi günümüzde, Batı Türkistandaki Modern Özbek Türkçesiyle ve Doğu Türkistanda Yeni Uygur Türkçesiyle temsil edilmektedir.

 

            2. Batı Türkçesi: Batı Türkçesi Selçuklulardan başlayarak bugüne kadar gelen ve devam etmekte olan bu yazı dili, Türkçenin en büyük ve en verimli yazı dili durumundadır. Batı Türkçesinin esasını Oğuz Türkçesi oluşturur. Oğuz Türkçesi, Hazar Denizi 'nden Balkanlara kadar uzanan sahaya yayılmış bulunan Türkçedir.Bugünkü Türkmenistan Türkçesi de Batı Türkçesi içinde değerlendirilir.

            Batı Türkçesi; Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi olarak üç devreye ayrılır:

              aEski Anadolu Türkçesi: Eski Anadolu Türkçesi 13, 14 ve 15. asırlardaki Türkçedir. Buna,

Batı Türkçesinin bir oluş, bir kuruluş devresi olarak bakmak yerinde olur. Batı Türkçesini Eski Türkçe

Dönemi'ne bağlayan birçok bağlar bu devrede henüz kendisini iyice hissettirmektedir. Selçuklular,

Anadolu Beylikleri ve Osmanlı'nın kuruluş dönemi bu devre girmektedir.

            b. Osmanlı Türkçesi: Osmanlı Türkçesi, Batı Türkçesinin ikinci devri olup 15. asrın sonlarından

20. asrın başlarına kadar devam etmiş olan yazı dilidir. Osmanlı Türkçesine Arapça ve Farsça birçok kelime girmiş, tamlama ve dil bilgisi kuralı yerleşmiştir. Osmanlı Türkçesi nazım ve nesir bakımında oldukça ağır ve süslü bir dil manzarası sunmaktadır.

            c.Türkiye Türkçesi: Batı Türkçesinin Osmanlı Türkçesinden sonraki tarihlerdeki adıdır.Yeni Türkçe ana başlığı altında incelenecektir.

 

            III.YENİ TÜRKÇE DÖNEMİ

            Yeni Türkçe Dönemi , başta Türkiye Türkçesi olmak üzere Ortaasya Türk Cumhuriyetlerinin konuştukları Türkçe ile  Türk soylu toplukların  konuştukları Türkçenin  20.YY"ın  ikinci yarısından itibaren girdiği tarihi süreci ifade etmektedir.

            Bu devlet ve topluluklar  (Kıbrıs,Azerbaycan , Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Yakutistan, Çuvaşya ,Gagavuzya, Suriye ve Irak Türkmenleri  ve benzerleridir.)

            Bu dönemin ortak özelliği   "dilde sadeleşme ve anadile sahip çıkarak  diğer Türk Devlet ve topluluklarla dil ve edebiyat alanında işbirliğini savunmak" tır.

 

            1. Türkiye Türkçesi: Türkiye Türkçesi,Batı Türkçesinin  20. asrın başlarından günümüze kadar devam eden dönemdir.  İlk dönemlerde Osmanlı Türkçesinin etkisi görülmüş, zamanla yabancı kelimeler ve gramer yapıları  terk edilmiştir. Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem tarafından Genç Kalemler dergisinde  başlatılan "Yeni Lisan" hareketi dönemin aydın ve yazarları tarafından desteklenmiştir. Türkiye Türkçesinde Arapça ve Farsça kelime ve terkiplerin daha az kullanıldığı görülür. Cümle yapısı Osmanlı Türkçesine göre daha sade bir görünüş sergilemektedir. Türkiye Türkçesinin özünü İstanbul Türkçesi oluşturur.

            1931 'de kurulan Türk Tarih Kurumu ile 1932'de kurulan Türk Dil Kurumu, Türkiye Türkçesinin  gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.

 

            2. Türkiye  Dışında Kalan Türkçe:  Kıbrıs,Azerbaycan , Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Yakutistan, Çuvaşya ,Gagavuzya, Suriye ve Irak Türkmenleri  ve benzerleri gibi Türk Devlet ve topluluklarının her birinde Türkçe; o coğrafyadaki tarihi köklerine  bağlı  olarak, tarihi kimliğinden ve özünden ayrılmadan varlığını ve diğerleri ile alış-verişini sürdürerek  yeni dönemlerini oluşturmaktadırlar.

            Bu oluşuma Türkiye Cumhuriyeti hem devlet eli ile açılan Üniversiteleri ile hem de vakıflar vasıtası ile açılan üniversiteler aracılığı ile destek  vermektedir.

 

 

                                                            ANA TÜRKÇE

  

         I. ESKİ TÜRKÇE D.                  II.ORTA TÜRKÇE D.                 III.YENİ TÜRKÇE D.

       

            ( VIII. / XIII.YY )                          ( XIII. XX. YY )                          (  XX. / -  - YY )

 

                  1- Köktürk Türkçesi 

        2-Uygur Türkçesi                   1. Kuzey-Doğu Türkçesi                                                                              3-Karahanlı Türkçesi               a.Kuzey Türkçesi 

                                                                    b.Doğu Türkçesi   

                                   

                                                              2. Batı Türkçesi

                                                     

                                                             a. Eski Anadolu Türkçesi

 

                                                             b. Osmanlı Türkçesi

 

                                                             c. Türkiye Türkçesi             1. Türkiye Türkçesi

                                                                                                         2. Türkiye  Dışında Kalan T.